Devriye gezen polisin vurulmasını devlet mi planladı?
Devriye gezen polisin vurulmasını devlet mi planladı?
5 OCAK 2009 PAZARTESİ
atina indymedia da devriye gezen bir polisin atina’nın eksarhia semtinde vurulmasının ardından yayımlanan bir yazının tercümesidir. Bu metin geniş anarşist ve antagonist eylemcilerin düşüncelerini yansıttığı için önemlidir: yunanistan hükümeti sahneye en eski ve en kirli oyuncularını sürüyor gibi görünmekte, bir kez daha saldırmakta. Şanslıyız çünkü hareketimiz en önemli hazinelerden birine sahip toplumsal hafıza. Amerika’da cointelpro, italya’da baskı, ve buralardaysa yanlız silahlı adam ateşi, nereden değil nereye ateş edildiği önemli her grup savunmaya geçti. Unutmayacağız, affetmiyeceğiz ve küçümsenemeyiz…
5 ocak 2009 tarihinde gece 3 te, atina’nın eksarhia semtinde kültür bakanlığı önünde nöbet tutan polislere ateş açıldı. 20 den fazla kurşun kovanı ve bir el bombasının bulunduğu söyleniyor. Bir polis yaralandı, göğsünden vurulan polisin kurşunun cep telefonuna çarparak yavaşlaması sayesinde kurtulduğu söyleniyor.
Ilk düşünce hareketimize katılan hiç bir grubun, en ileri şehir gerillası taktiklerini benimsese bile (fiilen polis işgalinde olan)eksarhia bölgesinde böyle bir eylem gerçekleştiremeyeceği oldu. Bu yüzden, büyük medyanın, politikacıları n ve takpçilerinin polisin acilen harekete geçmesi yönünde bir atmosfer yaratması tesadüfi değildir. Tabii ki böyle bir olasılığı tesadüfi karşılayamayız özellikle de bir kaç gün once (polis aracına ateş açılması -tercüman) Zografou da üniversite kampüsünde meydana gelen olay yüzünden. Devlet iki dudağı arasındaki medya aracılığıyla kamuoyunu polise karşı girişilecek bu tarz ‘eylem’lere karşı hazırlamıştı. Saldırı yerinin kendisi de (eksarhia kültür bakanlığının önü) reçeteyi önümüze sunmakta: bu kadar sıkı gözetlenen bir yerde olması saldırganların doğrudan devletle ilişkili olduğunu gösteriyor.
Hiç şüphe etmeden bu kişilerin kendilerinden birini vurduklarını söyleyebiliriz –şu konuda yeniden düşünmeye gerek yok: hayat onlara hiç bir şey ifade etmiyor. Eylemleri gösteriyor ki amaçları Alexis Grigoropoulos’un soğukkanlılıkla vurulmasına karşı oluşan tepkilere gösterilen sempatiyi yok etnek istiyorlar. Ayrıca şüphesiz ki her yütlü direnişi ezmek ve sokaklara korku yaymak istiyorlar. Şu andaki koşullarda hiç bir silahlı devrimci örgütün seçmeyeceği Eksarhia’nın seçimi, toplumun aklında bütün gerekli bağlantıları oluşturuyor: bu polislerin ve hakimlerin her türlü şiddet hareketini meşru kılıyor. Bu kriz ve işsizlik ortamında tam da ihtiyaç duydukları da buydu. Şimdiden 75 tutuklama yapıldı, Eksarhia’da yaşayanlara ve oradan geçenlere karşı saldırılar başladı, ev baskınları haberleri de geliyor –nasılda denk geldi. Garip günler gelmekte, devlet kontrolünü kaybetmişti ve şimdi büyük bir şiddetle – ki şiddet monopolü devlette- geri dönmekte. Orantısız bir güç kullanılıyor, taş ve moloflara karşı tonlarca kimyasal gaz, mermiler (plastic ve normal) askeri eğitim almış tam teçhizatlı birlikler tarafından vahşice salsırıldı.
Hükümetin sağa dönüşünün (şimdiye kadar sağda idi, tutucu özünü aşırı sağa çekti, ve baskı taktiklerini yoğunlaştırdı ve sertleştirdi) karşılanması ve geri çevrilmesinin tek yolu devlet baskısına karşı aynı anda birçok gösteri düzenlenmesidir. Cevaplar sokakta çatışmalar, kitlesel birikatlarla verilebilir sadece. Politik olarak insanlara kendi efendileri olduğunun anlatılması ve onların politik partilerin baskılarına karşı örgütlenmesi gerekiyor. Devlete ve kepitalizme karşı örgütlenerek mücadele etmeye ikna edilmeliler. Eylemlerimizi abartmadan yine de geleceğe inancımızla özörgütlü toplantılarda fikirlerimizi paylaşarak ve birbirimize eylemler önererek aşşağıdan örgütlenerek insanları görünür kılmalı ve geleceği birlikte adım adım kurmalıyız aynı aralık devriminde yaptığımız gibi.
Başka şansımız yok –aksi takdirde teker teker ezecekler bizleri
Bir kere daha ispat ettiler vicdansız olduklarını
Yunanistandaki Anarşistlerle Dayanışmak İçin Uluslararası Elektr
***LÜTFEN BUNU YAYIN! HERKESE İHTİYACIMIZ VAR!***
Yunanistandaki Anarşistlerle Dayanışmak İçin Uluslararası Elektronik Sivil İtaatsizlik
29 Aralık 2008 Pazartesi
Baskılara karşı hacker'lar, 31 aralık çarşamba - aralığın son günü- yunanistandaki anarşistlerle dayanışmak için uluslararası elektronik sivil itaatsizlik eylemi çağtısı yaptılar. Aralık, 15 yaşında bir anarşist olan Alexandros Grigoropoulos'un polis tarafından soğuk kanlılıkla öldürüldüğü ay.Aralık ayrıca mücadele verenler tarafından da sonsuza kadar hatırlanacak bir ay. Ölümünden dakikalar sonra binlerce yunanistanlı sokakları ele geçirdiler, dünyadaki binlerde öyle yaptılar. Liberal gruplar bile hükümetin geri çekilmesini talep ettiler. Sokaklar insanlar tarafından geri alındı, karakollar yakıldı, bankalar yıkık bomboş kutulara döndüler. Bütün bu zaman boyunca Yunanistan hükümeti, silahıyla, gaz bombasıyla ve medyasıyla insanlarla savaşıyor ve onları durdurmaya çalışıyorudu. Şimdi bizim onları durudurmamızın zamanı
Doğrudan Yunanistan Emniyeti'nin ve Başbakanlığı'nın resmi sayfalarına saldıracağız. Onlar doğrudan bu işten doğrudan sorumlular ve doğrudan karşılık verilecekler. Onların, sokaklarda olanlar ile ilgili yalanlarını, medyaya ulaştırmalarına daha fazla izin vermeyeceğiz. İster linkteki dosyayı şimdi yükleyin isterseniz yarın. Biz sitemizin kapatılması ihtimaline karşılık şimdi indirmenizi öneriyoruz.
İhtiyacınız olan dosyayı aşağıdaki mirrorlardan birinden indirebilirsiniz. Zaman geldiğinizde onu internet tarayıcınızla açın (örnek; Firefox, Safari, Internet Explorer)ve böylece onları durdurmamıza yardımcı olun. Baskı kuran ve bundan kar sağlayan kurumlara karşı yapılan bu eylem, gelecek bir kaç hafta için başka eylemlerle devam edecek bir serinin ilk parçası.
http://FileHost.JustFreeSpace.Com/601test.html
http://www.filefactory.com/file/a0081df/n/test_html
http://w19.easy-share.com/1903035989.html
http://www.usaupload.net/d/emm2u0uz3j1
http://freefilehosting.net/download/43d0h
http://rapidshare.de/files/41232831/test.html
TSitemizi görmek ve ECDing yapmaya başlamak için veya programı indirmek için:
http://www.stormpages.com/greeksolidarity/test.html
İsterseniz basitçe, www.primeminister.gr ve/veya www.astynomia.gr adreslerini açıp onları tazeleyebilirsiniz. Firefox'ta bunu yapan pek çok eklenti var. Araçlara ve oradan eklentilere girin ve arayın. Bu eklenti gelecek eylemlerde de işe yarayacak. (ör: www.primeminister.gr and www.astynomia.gr )
Binlerce Direniş Aralıklarına
çev:isyandan
Atinalı işçilerden öğrencilere açık mektup (bürokratlara düşmanc
Yaş farkımız ve birbirimizden uzaklığımız bizlerin sokakta tartışmasını zorlaştırıyor bu nedenle size bu mektubu yolluyoruz. direk ilişkilerinize güvenin. Size mücadelenizin bir politik içerik içermesi gerektiği ve içermediği söylendiğinde onları dinlemeyin. Mücadeleniz içeriğinizdir. Sadece mücadeleniz var ve size onun önceliğini korumaktan başkası düşmüyor. Yoldaşlarınızla gerçek ilişkinizi, kendinizi bilmeyi ve yaşamlarınızı değiştirmeyi ancak mücadeleniz sağlayabilir. Yenilikten korkmayın. Bizi yaşlandıran zihinlerimize kazınmış fikirlerdir. Sizi de, genç olduğunuzu bilin. Bunun önemini unutmayın. 1992'de biz yeni dünyanın kokusunu duyduk ve bunu çok hoş bulmadık. Aşılmayacak limitler olduğunu öğrenmiştik. Alt yapıların yıkımından korkmayın. Süper marketlerdeki hırsızlıklardan korkmayın. Tüm bunları biz ürettik, onlar bizim. Geçmişte bizim olduğumuz gibi, size asla ait olmayacak şeyler üreterek büyüdünüz. Tüm bunları geri alın ve paylaşın. Arkadaşlarımızı ve aşkımızı paylaştığımız gibi. 24 Aralık 2008 Çarşamba atinalı işçilerden öğrencilere açık mektup Polisin bir genç oğlanı öldürmesini izleyen sosyal kargaşa bağlamında atinalı işçilerden öğrencilere mektup.

Çoğumuz -henüz- kel ve göbekli değiliz. Konuşulduğunu duymuş olmanız gereken 1990-1991 hareketlerinin bir parçası olduk. O zamanlar ve biz 30-35 gün boyunca okulları işgal ederken, faşistler bir öğretmeni öldürmüşlerdi çünkü (bir gardiyan olmak olan) rolünü aşmış ve karşıt harekete katılmıştı; bizim mücadelemize katılmıştı. O zaman aramızdan en güçlülerimiz sokağa ve ayaklanmalara katıldılar. Bununla birlikte, o zamanlar bugün sizin kolayca yaptığınız kadar bile göz önüne getiremiyorduk: ("Yansın karakollar!" şarkısını söylediğimiz halde) karakollara saldırmak. Tarihte her zaman olduğu gibi, siz bizden daha ileriye gittiniz. Tabiki koşullar farklıydı. 90lı yıllarda kişisel başarı perspektifleri hareleniyor ve bazılarımız bunlara inanıyordu. Şimdi kimse peri masallarına inanmıyor. 2006/2007 öğrenci hareketlerinde abileriniz bize onları kanıtladı, şimdi, siz birçok peri masalını tekrar kusuyorsunuz.
Buraya kadar herşey yolunda.
Şimdi ilginç ama zor sorular görülecek.
Sizlere yenilgilerimizden ve mücadelemizden neler öğrendiğimizi söyleyeceğiz (çünkü ne kadar zaman bu dünya bizim dünyamız olmadığı sürece, biz her zaman yenilenler olacağız) ve öğrendiklerimizden dilediğiniz gibi yararlanabilirsiniz: yalnız kalmayın; bize çağrı yapın; olabildiğince insanla iletişime geçin. Nasıl yapabileceğinizi bilmiyoruz ama mutlaka yapacaksınızdır. Şimdiden okullarınızı işgal ettiniz ve biz size söylüyoruz ki en önemli neden okullarınızı sevmemenizdir. Kusursuz. Şimdi işgal ettiklerinizin rollerini değiştirin. Bina işgallerini diğer insanlarla paylaşın. Okullarınızı yeni ilişkilerin karşılanmasında ilk binalarınız yapın. En güçlü silahları bizi bölmek. Aynı nedenden, karakollarını basmaktan korkmuyorsunuz çünkü berabersiniz, hep beraber yaşamlarımızı değiştirmemiz için bizleri çağırmaktan korkmayın.
(Anarşist ya da her ne olursa olsun) hiç bir politik örgütü dinlemeyin. İhtiyacınız olan şeyi yapın. İnsanlarla
Bu mektubu aceleyle yazdığımız için bizi bağışlayın ama bunu iş yerimizde, patronumuzdan habersiz yazdık. Sizin okulda olduğunuz gibi, biz de çalışma esirleriyiz.
Şimdi, Syntagma'da ellerimizde taşlarla size katılmak için patronumuza yalan söyleyecek ve yalan bir bahaneyle işi terk edeceğiz.
çeviri: L.
http://emeutes.wordpress.com/2008/12/22/lettre-ouverte-des-travailleurs-d%E2%80%99athenes-a-ses-etudiants/
Bir Engellinin Yunanistan'daki Yoldaşlarla Dayanışma Bildiri
Çok, çok Uzaktaki bir Engellinin Yunanistan'daki Yoldaşlarla Dayanışma Bildirisi
Gerçeğe dair tutkunun taşkınlığındaki bedenleri ayıran bir alan yoktur: onlar bireyselleştirmez. "Ne Korkunç bir şiddet" diyor burjuva basını, şunu yakmak, bunu yıkmak, kıymetli sokaklarınızı, otobüsleri, arabaları ve binalarınızı ateşe vermek, bu ne kaostur kaldırımlarınızdaki. Bu nasıl bir duman ki, herkes kör oldu; sağır edici çığlıklarınız bu son sağlıklı modanın toplumsal kumaşını yırtıp atıyor ve şehir felç oluyor! Hatta bazıları sizden hoşlanmışa ve bu yüzden tanımı gereği sizden endişe etmişe benziyor: yeter ki "sizler" yoldan çekilin ve it sürüsü, katliama olan tepkiyi sessiz bir katliamla bastırmanın tadını çıkartsın. Ama kaygılılar; nedir örneğin dolaysız amacınız? Başka bir deyişle, bu çılgın "gençlik" akıl sağlığı adına ne zaman duracak? Lütfen kendinizi onların gazetecilerina anlatın! Küresel burjuvazinin ve onların tıbbi hijyen devletlerinin nasıl da olağanüstü bir dayanışmasıdır bu! Katillerinin her birinin kendi katliam projelerini kovuşturması, acınası kaygılarının aralarında nasıl da bitmek tükenmez bir takas ve dolaşım sürecine dönüşüyor- yakın gelecekte takas edece ve dolaşıma sokacak bir şey bulamayacaklarına dair korkuları nedeniyle, bu daha da böyle.
Bedenlerimizi şeyleşmiş tekil burjuva imgesine dayanarak damgalayan bu "felçliliği", "körlüğü", "sağırlığı", "suçluluğu", "deliliği" biliriz: bize karşı aman da ne merhametli bir acıma duygusuyla dolu bu, tarihin en zavallı yaratığının imgesine dayanarak. Yoldaşlar, durmak yok! Biz sakatlar, bize dayatılan bu gündelik toplumsal hakikatı ifşa ettiğiniz için ve onun yerine yıkım aracılığıyla, müşterek'in bedenlerinden geçen tutku ve arzuların damgaladığı yeni bir hakikat yarattığınız için sizleri selamlıyoruz.
Burjuva çoktandır, sadece kendi imgesinde değil, kendi imgesi için de bir dünya kurdu; bu imge, bizi zahmet eder de içine alırsa, bizi kendi mükemmel bedeni denen şeyin demir kafesine sokmaya çalışıyor: İnsan Bedeni denen bu kurgusal canavar, eğer varsa tek gerçek canavardır, ve şimdi yanan otobüsler, arabalar, sokaklar ve binalara, sahip olduğu tek ve biricik kabul edilebilir aşırılığın, (şimdi, burjuvazinin bireyci-sikici bedenlerinin imgeleminin çok ötesindeki sizin kollektif bedenlerinizle karşılaştıklarında korkudan titreyen) ultra-canavar-robokop-katil-domuz sibernetik organizmasınn (sibernetik organizma sakatların gerçek zıddı) desteğiyle baştan beri damgasını vurmuştu.
Evet, para topala 20 bacak verebilir, eğer topal 19'unu kapitalist devlete verir ve tek bir tahta bacakla gösteri toplumuna kenarından katılırsa. Kendi yalanlarına hiçbir zaman gerçekten inanmamış olan burjuvazi, bu yalanları, -bizden zaten her zaman esirgenen bireysellik adına bize zavallıca bir sözde arzu atfederek - onlar için onaylamamızı istiyor. "Selam olsun, normalizasyonun rehabilitasyon kamplarına, sosyal hizmet çalışanlarına, mesleki terapistlere, dudak okumalarına, bacak askılarına, kulak protezlerine, askeri üretim protezlere! Ayağa kalkın, kar getiren tekerlekli sandalyeler, profesyonellerin öncülük ettiği ve bireysel bağımsızlık amacıyla kollektifliğin bölündüğü oturum destek gurupları, "sakatlığı" gizleyen yedek parçalar, "düzgün çiftleşme"yi sağlayacak takviye falluslar, enjektörler, kremler (ki, queer'ler kullanırsa tehlikelidir bunlar!), "özel eğitim", duvarlı ve duvarsız tımarhaneler, psikiyatrik, tıbbi ve sosyal entegrasyonun tüm aygıtları! Tabii, eğer ancak bütün bunlar işini düzgün yaptıkları, bize monadın patetik arzusunu, güç için, güç aracılığıyla kurulmuş ve güce ait uygar hukuk öznesini şırınga edebildikleri takdirde. (Aklın bu sözde temsilcilerinin bize bütün sunabildiğinin, "düzgünce" sıçan, işeyen, bir adım atmayı öğrenip boş konuşmalarını dinleyecek, yıkım manzaralarını izleyecek, 2'den 1'i çıkarabilecek bütünlüklü bir beden sözü olduğuna ve böylece bizim tutkumuzu söndürüp gerçek arzumuzun bu bokla takas edilebileceğine ikna olduklarına inanabiliyor musunuz? Ve bunlar bize aptal diyenler!).
Ama bizim de sizin de bildiğimiz gibi, kapitalist kurgular kendi inkarları için yapılır ve kendi içkin inkarlarıyla işlerini sürdürür. Bu patetik dünya bizden her gün, her saat, her saniye esirgendi. Biz dünyanın, insanlığın, insan biçiminin artıklarının milyonlarcasının devamlı maruz kaldığı (yaşayanın, ya da „doğurganlık teknolojisi"yle olan o „talihsiz hadiseden önce") katliamdan, soykırımdan, sterilizasyondan, dayaklardan, şoklardan, açlıktan, hapsetmeden, aşağılamadan, işsizlikten, evsizlikten, fakirlikten, bahsetmeye gerek var mı? Uygarlar (başka bir deyişle imparatorlar) bunların bazılarının düzeleceğini söylüyor. Ama biz bu üzgün figürlerin ikiyüzlü kutsal emellerini çok iyi biliyoruz: hepsi toptan başarısız narsistler olan burjuvanın tek istediği, bizleri normalizasyonun gölünde boğarak mastürbasyon yapmak.
Sizlere önerdiğimiz bir şey yok. Anlaşılmayı ("allah" korusun!) talep etmediğimiz kesin. Burjuvazinin dünya aynasının arkasında neler olup bittiğinin, tam da insan-formundan dışlanmamız sayesinde, sakatların normalleştirme kurumlarının duvarlarının ardında ve ötesinde sergilediği dayanışmanın, prostetik kardeşliğimizin ve neşeli mücadelelerimizin sizin yapmak üzere olduğunuz gibi bu ayna kırılıncaya değin herkese görünür olacağını beklemiyoruz. Sakat veya engelsiz beden gibi ümitsiz kategorilerin, müşterek'in hareketinde bir anlamı olmadığını düşünüyor ve Yunanistan sokaklarında sizinle beraber olan ya da onları her gün yok eden toplumsal mekanın bizzat yıkılışını evlerinden mutlulukla izleyen şanslı sakat yoldaşlarımız da dahil olmak üzere, hepinizi selamlıyoruz. Şimdilik buradaki sözlerimiz, ve her gün ettiğimiz küfür ve lanet sözcüklerimiz, sokaklara, kaldırımlara, basamaklara, binalara, arabalara, otobüslere, ofislere, hastanelere ve rehabilitasyon merkezlerine, havaya, sese, kokuya burjuva tarafından yaratılan sosyal alan normalizasyonunun her molekülüne, patriyarkal, heteronormatif ırkçın engelsizciliğin bizim yaşadığımız yerde ne yazık ki hala sağlam duran bu somut sembollerine haykırdığımız küfür ve lanetlerimiz, molotof kokteyllerinizi yakan birer kıvılcım olsun, atılan taşlarınıza güç olsun ve kalplerimizi o kolektif tutkunun her patlamasının yarattığı o güzel form için birleştirsin: İnsan-Olmayan.
Tartışma zamanı gelecek: bu dünya mide bulandırıcı gerçekliğini hepimizin üzerine mühürledi ve onu tikel yollardan aşarken toptan olumsuzlamak ve yerine yenisini sıfırdan yaratmak için birbirimizi dinleyeceğiz. Ama bunu bu dünyanın külleri üzerindeki kolektif dansımız sırasında yapacağız: kimimiz iki ayağı üzerinde, kimimiz tekerlekli sandalyede, kimimiz koltuk değneğiyle, kimimiz sessizce, titreyen bedenlerle... Ama nasıl da bir dans olacak bu, devrim müziği bedenlerin içine nüfuz edip, onların kıvrımlarını yeniden biçimlendirdiğinde -- bu düzende, ulus-devlet-sermayenin sınırlarıyla aynı işleve sahip kıvrımları...
kaynak : http://www.occupiedlondon.org/blog/2008/12/17/statement-of-solidarity-with-the-comrades-in-greece-by-the-disabled-far-far-away
ceviri: anonim
Yunanistan: Yeni TV işgalleri
19.12.2008 - Bir TV istasyonu daha işgal edildi, Atina ve Selanik'te
yeni eylemler, Devletin Katillerine Karşı Uluslararası Eylem Günü'nün
son hazırlıkları
Hanya'daki "Kydon TV", medyanın isyanı örtbas eden yalanlarını açığa
çıkarmak için bugün işgal edildi. Son birkaç günde onlarca TV ve radyo
istasyonu işgali gerçekleşti.
Propylea Atina'da devlet baskısına karşı büyük bir konser başlamak
üzere. Egaleo (Atina), Sintagma (parlamento) ve Selanik'te eylemler
planlanıyor. Hepimiz yarın için, devletin katillerine karşı
uluslararası eylem günü için hazırlanıyoruz. Lütfen eylemlerinizi bu
blogda ve burada bildiriniz.
Kaynak: http://www.occupiedlondon.org/
Yunanistan, Atina: İşçiler Sendika Binasını İşgal Ettiler
17 aralık 2008 - atina'daki general confederation of greek workers[yunan işçilerinin
genel konfederasyonu] (gsee) sendikası binasının
bugün sabah 8'de işçiler tarafından işgali ile devam etmektedir.
binayı işgal eden işçiler amaçlarının ayaklanmayı "yüzü maskeli 500
kişinin saldırganlığı olarak gösteren ve işçilerin ayaklanmaya
katılmadığını iddia eden basının çığırtkanlığını çürütmek olduğunu"
açıklarken binayı da "işçilerin kurtarılmış bölgesi" ilan ettiler.binaya "işçilerin öz-örgütlülüğü patronların mezarı olacak" yazan dev
bir pankart aşan işçilerin bildirileri ise şu şekilde:
tarihimizi ya kendimiz belirleyeceğiz ya da tarih biz olmadan belirlenecek.
biz, kol emeği işçileri, çalışanlar, işsizler, geçici işçiler,
yerliler ya da göçmenler, pasif tv izleyicileri değiliz. alexandros
grigoropoulos'un cumartesi gecesi katledilmesinden beri tüm
gösterilere, polisle yaşanan çatışmalara, merkezlerin ve mahallelerin
işgaline katıldık. şimdi ve yine çalışmayı ve günlük
yükümlülüklerimizi öğrencilerle, üniversite öğrencileriyle ve
kavgadaki diğer proleterlerle sokakları ele geçirmek için
bırakmalıyız.
gsee binasını işgal etmeye karar verdik;
- işçilerin özgür ifade ve buluşma merkezine dönüştürmek için,
- tv ekranlarından işçiler çatışmaların mağduru olarak gösterilirken,
yunanistan ve tüm dünyadaki kapitalist kriz medya ve onların
yöneticileri tarafından tarafından 'doğa güçlerinin işi' gibi sunulan
sayısız işten çıkarmalara öncülük ederken işçilerin çatışmalarda
olmadığını, yaşananların 500 maskelinin çıkardığı olaylardan ibaret
olduğunu iddia eden medya çığırtkanlığı kaynaklı miti ve diğer
masalları çürütmek için,
- sendika bürokrasisinin ayaklanmanın baltalanmasındaki rolünü
eleştirmek ve açığa çıkarmak için. gsee ve tüm sendika işleyişi, on
yıllardır mücadeleleri baltalamak, bizim işgücümüzü parçalamak için
pazarlamak, sömürü ve ücretli kölelik sistemini ebedileştirmek içinbunu (sendika bürokrasisini) desteklediler. gsee'nin geçen çarşamba
günü sergilediği duruş tam olarak şunu söylüyor: gsee, grevcilerin
programlı gösterilerini iptal etti, insanların isyan virüsünden
etkilenmesinden korkarak, insanların meydandan anında aceleyle
dağıtılacağından emin olarak etkinliği sintagma meydanı'ndaki kısa bir
toplanmayla erkenden durdurdu.
- bizim primlerimizle kurulan bu binayı, bu alanı ilk kez açmak, hep
dışında tutulduğumuz bu alanı açmak için. tüm bu yıllar boyunca her
çeşit kurtarıcımızın elindeki kaderimize inandık ve sonunda şerefimizi
kaybetmeye son verdik. işçiler olarak yükümlülüklerimizi üzerimize
almalıyız ve umutlarımızı akıl hocalarına, 'yetkili' temsilcilerevermeyi durdurmalıyız. buluşmak, birleşmek, karar vermek ve eylemek
için kendi sesimizi kazanmalıyız. sabrettiğimiz yaygın saldırıya
karşı. tek yol kolektif 'taban' direnişinin oluşturulması.
- işyerlerinde öz-örgütlülük ve dayanışma fikrini, mücadele
komitelerini, kolektif taban yöntemini yaymak, bürokrat sendikacıları
ortadan kaldırmak için.
yıllardır yoksulluğumuzu, pezevenkliği*, işyerindeki şiddeti içimize
attık. iş kazası olarak adlandırılan sakat kalmaları ve ölümlerimizi
saymaya alışkın hale geldik. öldürülen göçmenleri -sınıf
kardeşlerimizi- görmezden gelmeye alıştırıldık. ödemelerimizi, damgapulu vergisini ve şimdi uzak bir hayal gibi hissettiğimizemekliliğimizi güvence altına alma sıkıntısıyla yaşamaktan yorgunuz.
hayatlarımızı patronların ve sendika temsilcilerinin ellerine teslim
etmemek için mücadele ediyoruz, aynı şekilde hiçbir tutuklu isyancıyı
devletin ve yargı mekanizmasının eline terk etmeyeceğiz.
gözaltılar hemen serbest bırakılsın
tutuklananlara ceza verilmesin
kurtarılmış gsee binası işçi meclisi
17 aralık 2008, çarşamba
isyancı işçilerin genel meclisi
Kaynak : http://news.infoshop.org/article.php?story=20081217114151179
Yunanistan:
#24, 12:18: "Seken kurşun" senaryosu artık yasallaştı; işçilerin genel
konfederasyon binası işgal edildi; Acropolis'te "dayanışma" pankartı
asıldı
Çarşamba, 17 Aralık 2008
Radyoda bu sabah, balistik incelemenin açıklandığı ve "seken kurşun"
senaryosunun artık resmileştiği bildirildi. Önceki postada da
açıklandığı gibi, gerçeğin bu şekilde olması hemen hiç olası
görünmüyor. (Aralarında Alexandros'un arkadaşının da yer aldığı) görgü
tanıklarına göre katil polis doğrudan üzerine ateş etti.
Bugün saat 8'de GSEE (Yunanistan İşçileri Genel Konfederasyonu)
binası, kendi açıklamalarına göre, asi işçilerce işgal edildi. Saat
6pm için bir açık işçi meclisi çağrısı yapıldı.
Acropolis'in önünde, yarınki kitlesel gösteri için çağrı yapan devasa
pankartlar açıldı?
Kaynak: http://www.occupiedlondon.org/
Çeviri: Ainfos Türkçe